■ Öncelikle, Digitürk'ün ağzına sıçayım. Gerizekalılar.
■ Nabersiniz? Videodaki gibi burada da selam vererek giremiyorum galiba. Selam verme yeteneğinden yoksunum.
■ Anlamadığım iki insan tipi var. Birisi en yakın arkadaşıyla küsünce birden kanatsız meleğe dönüşüp, arkadaşıyla barışınca eski haline dönen ergen modundaki insanlar, öbür tip de dünyanın en salak insanıyken birden böyle kuğul hale dönüşen, ne bileyim, yaşça çok büyükmüş gibi falan davranan insanlardır. Mesela vardı böyle bir tane, daha bugün görüştüm. Bizim okulda her gün tokat yiyen, ne bileyim salak yerine konan, zaman zaman gerçekten salak olan, kendini esprili falan zanneden birisiydi, okuldan atıldı sonra, geçen gün gelmiş, herkese "naber?" demek yerine göz kırpıyor, "nasıl gidiyor?" falan diyordu. Lan nasıl gidiyor ne? Beş yaşındaki çocukla mı konuşuyorsun sen gerizekalı? Nasıl bir şeydir o. "Kuş ötüyor mu?" falan da de istersen. Nasıl gidiyormuş. Elli yaşında adam sanki. Peh.
■ Mini Mutluluğu Kelimelerde Arayanlar; justin bieber sex hikayeleri, cıplak karılar heryeri açık cıplak gotü, tom kaulitz saat kaçta doğdu, ayh azdım xd, youtbe bir vidoy indirmeden facede paylaşırken aıl, doyumsuz pornasını izle.com
■ Başlıktan bir şey anlamayanlar için geliyor, bu cümle benim çocukluğumda büyük yer edinmiştir. Bu cümle, aslında çoğu çocuğun öğrendiği ilk fıkranın ilk cümlesi olma özelliğini taşır, fıkra şöyledir: "Sanane, Banane ve Terbiye adında 3 kızkardeş varmış. Bir gün Terbiye hastalanmış, Sanane ve Banane eczaneye ilaç almaya gitmişler. Eczacı kadın Sanane'ye 'Senin ismin ne?' diye sormuş, 'Sanane' cevabını almış doğal olarak. Sinirlenip öbür kızkardeşe dönmüş, 'Senin ismin ne?' diye sormuş, 'Banane' cevabını alınca daha da sinirlenip, 'Sizde terbiye yok mu?' diye bağırmış, kızkardeşler ikisi birden 'Vaaar, evde hasta yatıyo' demişler." Tam bir Fıkralarla Türkiye fıkrası değil mi sizce de, "Nassiii?" ile bitse, tam işte.
■ Bu arada ben ufak çapta vlogger'lığa başladım, youtube kanalıma şuradan gidebilirsiniz, veya blogdan ayrılmak istemiyorsanız aşağıda Wibiya Toolbar'ın Youtube butonundan bloga entegre olmuş halde videoları izleyebilirsiniz, halihazırda 3 tane video var.
■ Bu arada ben buradan duyurmamışım, annem Twitter'da. Bilin diye.
■ Sizce de, beni en iyi tanımlayan şarkı şu değil mi? Sözler de enteresan, "I hate my life and I wanna die, I aint got no iPhone..."
■ Mini Biebergasm hikayesi, sayfadan alıntıdır; " Yanağıma öpücük kondurdu sonra dudaklarıma yapıştı. Bense ellerimi onun altın sarısı saçları arasında kaybetmiştim. Üzerimdeki havluyu bi kere de çekip yere fırlattı. Bunu birden yaptığı için utandım . Ellerini belimde gezdiriken bana sürekli 'Seni Özledim' diyordu. Bende onu özlediğimi söyledim beni yatağa doğru yavaşça ittirdi ve t-shirtünü çıkarıp yanıma geldi..."
■ İtiraf köşesi: Çocukken evde sürekli Milka çikolata bulunurdu, ve fazla şişmanlamamam için (!) günde 4 kare (veya dikdörtgen) yeme hakkım vardı. Ve maalesef o bana asla yetmediği için, bütün çikolatanın kenarlarını kemirirdim, böylece karelerden yememiş olurdum. Gibi.
■ Bu arada, o Biebergasm sayfalarından birisi (Hepsini takip ediyorum, bu da bir itiraf olsun, video için malzeme çıkacak oralardan) sürekli hikayelerinde "iktirmek" diye bir fiil kullanıyor. İktirmek nedir yahu. Yatağa iktirdim falan. Ben mi duymadım daha önce, var mı yani böyle bir fiil? Bir de şeye çok gülüyorum, oradaki yorumlara "ayhhh çok boblu olsun daha sexsli hikaye yaz +18 olsun xD" imza: Selin Bieber, 13.
■ Rockçı Serpil'e gülmeyen, gülmese de şaşırmayan bizden değildir arkadaş. Kulaklık takılıydı, korktum lan. Çok feci. Bir de öyle bir tipten hiç beklemezsin yani öyle bir şey, giyinmiş falan güzel. Birden başlıyor WAOOAOAOAOAOAOAAH SVİT DRİMS AMETO İS, ÆVRİBAAADİ LAKİNSO diye, yemin ediyorum altıma bırakacaktım yani.
■ Facebook fan sayfasını açtım, yalnız amacım hayran toplamak falan değil yanlış anlaşılmasın. Sıpanç Tatlıtuğ isimli profilimi kendi adıma çevirince, neden anlamadım ama eklemek istemeyenler oldu. Bu yüzden fan sayfasını açtım, aşağıdan ulaşabilirsiniz.
■ Ayrıca La Shadow beni mimlemiş, onu da yazayım yarın. Özlemişim blogumu, gerçekten. Yalan söylemiyorum.
■ Sonraki vlog, tahmin ediyorum ki Saraykızı hakkında olacak. Saraykızı biliyorsunuz, bilenler bilmeyenlere anlatsın, Almanya'nın bağrından kopmuş gelmiş, bir youtube müzisyeniydi. Yaptığı cover'lar, kendi besteleri takdire şayandı diyebilirim. Fakat youtube kanalını kapattı, yastayız. Bu yüzden, onu anma videosu yapmayı düşünüyorum.
■ Ayrıca ilk videoda yaptığım soru cevaplama olayı Twitter, Facebook, Formspring ve blog için de geçerli. Yani videoda cevaplamamı istediğiniz bir soru olursa herhangi bir yazının altına yorum olarak atabilirsiniz, yayınlanmayacaktır. Videoda cevaplayacağım.
■ Müsaadenizle ben kalkayım. Veda da edemiyorum yazdıkça yazasım geliyor arkadaş.
■ Şunu da anlatmadan gitmeyeyim. Geçen gün, sırtımda keman kutusuyla otobüse bindim, kapının hemen yanında tek bir yer boştu, kemanla ne kadar zor olsa da geçtim oraya oturdum. Üniversiteye vardığımızda herkes KGS'den geçerken yerimi değiştireyim dedim, inmem kolay olsun diye kapının tam karşısındaki boş koltuğa oturdum, yanımda bir adam oturuyordu. Oturduğum an bas bas bağırmaya başladı, "NİYE BURAYA OTURUYON, OTURACAK YER Mİ YOKTU BAŞKA, ŞURAYA GEÇSENE ŞURASI BOŞ" diye, neye uğradığımı şaşırdım. "Beyfendi, keman var elimde, geçmek zor oluyor oradan" dedim, "BANANE NE BURAYA OTURUYON BURDA BEN OTURUYORUM OTURACAK YER Mİ BULAMADIN" diye tekrar bağırdı, "TAMAM ÖZÜR DİLERİM" diye ben de bağırdım, arkadaki koltuğa oturdum. Gerizekalı. Onun otobüsü sanki. Dangalak herif. Göt.
■ Gidiyorum ben. Sinirlendim bak şimdi akşam akşam. Haydi öpüldünüz.


0 yorum atlatılmış.:
Yorum Gönder